Bu çalışma, mekâna özgü sanat bağlamında tekstil sanatının izleyiciyle kurduğu etkileşimsel ve çok boyutlu ilişkileri disiplinlerarası bir bakış açısıyla incelemektedir. Araştırma, sanatsal bir ifade aracı olarak tekstilin duyusal, kültürel, teknolojik ve toplumsal boyutlarını kuramsal tartışmalar ve uluslararası düzeyde seçilmiş vaka örnekleri üzerinden ele almaktadır. Uluslararası seçkide, Janet Echelman’ın kamusal ölçekli ağ enstalasyonları, Do Ho Suh’un göç hafızasını çağrıştıran şeffaf kumaş mimari yapıları, Ernesto Neto’nun bedensel katılımı teşvik eden organik tekstil formasyonları, Refik Anadol’un veri temelli dijital yüzey projeksiyonları, teamLab’in sürükleyici mekânsal deneyimleri ve urban knitting gibi katılımcı pratikler, tekstilin sanatsal bağlamda sunduğu olanakları görünür kılan örnekler olarak analiz edilmiştir. Bulgular, tekstilin mekâna özgü sanatta üç temel rol üstlendiğini göstermektedir. Bunlar sırasıyla, izleyiciye duyusal ve bedensel katılım imkânı sağlamak, kültürel bellek ve kimlik katmanlarını görünür kılmak, toplumsal bağları güçlendiren kolektif süreçlere aracılık etmek olarak tanımlanabilir. Dijitalleşme ve yeni medya teknolojileri ise, bu işlevleri fiziksel mekânın sınırlarının ötesine taşıyarak sanal ortamlarda yeniden üreterek estetik deneyimi genişletmektedir. Çalışma, tekstilin mekâna özgü sanatta yalnızca malzeme değil, aynı zamanda estetik, kültürel ve iletişimsel bir ara yüz olarak konumlandığını ortaya koymakta; sanatçılar, küratörler ve araştırmacılar için hem kuramsal hem de uygulamalı düzeyde yeni perspektifler sunmaktadır.
Yazar(lar): Vildan TOK DERECİ
Kurum(lar): Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
Görüntülenme Sayısı: 5
PDF İndirme Sayısı: 1